|
|
Okumadan
geçen üç günden sonra konuşma tadını kaybeder.
(Çin Atasözü)
|
| |
| |
|
|
|
AB
Sosyal refah devleti politikaları |
|

Feodal sistemdeki nispeten basit üretim
ilişkilerinin ihtiyacı olarak binlerce yıl benzer formlarda varlığını sürdüren
devlet, küresel ticaretin ve serbest piyasa esaslı üretim ilişkilerinin egemen
olmaya başladığı ilk aşamalarında kaçınılmaz olarak doğal sancılarını yaşamaya
başlamıştı.
Aslında sermayenin doğasındaki serbest gelişme ve rekabetçilik gereğine uygun
olarak yaşanan ilk aşamalar, karşılaşılan yerel ve küresel dirençler ve
engellemeler nedeni ile kesintilere uğramıştır. Bu olağan dışı süreçler devletin
hareketli bir varlık olarak iradi ve gayri iradi reflekslerine neden olmuştur.
Erki ellerinde bulunduranlar kendilerine devredilen görevlerini, kuruluş
sözleşmesine ve bu sözleşmeye uygun olarak eksiksiz yerine getirememişlerdir.
Bireyler kuruluş sözleşmesine aykırı olarak ortaya çıkan korkunç Leviathan
karşısında memnuniyetsizliklerini dile getirmeye başlamışlardır.
20. yüzyılın ilk yarısında iki savaşa tanık olan Avrupa, sonraki ikinci yarıda
birlik süreci ile barışın garantisi oldu. Yer Kürenin başka hiçbir yerinde
benzeri olmayan bir birlik isteği ve entegrasyon hareketi gerçekleştirildi.
(Stark, 2007:1)
Sosyal Piyasa Ekonomisi ve Sosyal Refah Devleti
Özellikle uygulama kökenleri gelişen sanayi debrimleri ve işçi hareketleri
karşısında İngiltere ve Fransa ortaya çıkan aşırı yoksullaşan işçi sınıfı
hareketlerinin yıkıcı sonuçlarını önceden bertaraf edecek önlemler almaya
başlayan Bismarck döneminde yatmaktadır.
Özel mülkiyetin ve üretim araçlarının çok az bir varlıklı kesimin elinde
birikmesinden karşılığında çalışan kesimlerin aşırı yoksullaşması hem üretim
sürecinin sağlıklı gelişimini engellemekte hem de sosyal sıkıntılar
yaratmaktaydı.
Bu çerçevede alınan erken önlemler yeni bu günkü mali ana yasaların sosyal
sözleşmeci temelleri, üretim sürecinin sosyal güvencelerine dair çalışanların
korunmasına yönelik önlemler 19. Yüzyılın sonlarında Almanya da alınmaya
başlanmıştı. Bu önlemler nedeni ile olmalı ki Almanya sert çatışmalar yaşamadan
Prusya Tipi barışçıl geçiş süreci ile kapitalist aşamaya geçmiş ve hızlı
ilerlemeler kaydetmiştir.
Bu en önemli Avrupa uygulaması aslında birçok teorinin sosyal barış ve sosyal
düzen ayaklarının oluşturulmasında temel kaynak olmuştur.
Aşırı tahrib edici tekelleşmeye kartelleşmeye karşı alınan anti-kartel
politikaları gereği olan önlemler ve piyasanın mümkün olduğunca “serbest” olması
yaklaşımı bugün bir yandan Avrupa Mahkemelerinin diğer yandan bileşenleri olan
ülkelerin yerel konularının başında gelmektedir.
|
|
|
|
|
|
|
|